hakan benli ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): ankara
Tüm islam aleminin Kadir gecesini Kutlar hayrılara vesile olmasını niyaz ederim
Pazar, 05 Eylül 2010
Akif kara: Kadir gecesi hayirli olsun
Bin aydan hayirli Kadir gecesi butun nogaylara ve inananlara saglik huzur bereket getirsin .seneye yenisini nasip etsin
Cumartesi, 04 Eylül 2010
Muharrem YILMAZ: ORAZA AYIN TIYISLI KEPTE OZGARAYIK devam
Sonın uşın oraza ayında Allakı-Taaladın razılıgın alıp, olulerımızdı suyındırıp em ozımız savap kazanamız dep, olulerımızdın muşelerın, sadaka asların aksamnan son aşatpaga borışlarımız.
Toylardı, dıskotekalardı, kafelerde as aşatuvdı, tukenlerde ışkı satuvdı koydurmaga.
Avıl baslarına, turlı ırejdenılerdın etekşılerıne tılek etemız: Imamlarman bır tılde bolıp, ramazan ayının borışların toltırmaga.
Toy atkaruşılarga(tamadalarga) Kudayberdıev Y.,Yakubov X.,Majıtov A. Em baskalarga uyken tılegımız: Ramazan ayında toylardı otkermesınler.
Ayavlı Yamagat! Sıylı ayımızdın ışınde Allakı-Taalaga tılek salıp, Onın komegıne em ıygı savgasına tıyıslı bolıp turayık. Amın. 14 Ağustos 2008 yıl “Şöl Tavısı” gazetesinden avdarıldı.
3 Eylül 2010
Cumartesi, 04 Eylül 2010
Muharrem YILMAZ: m
ORAZA AYIN TIYISLI KEPTE OZGARAYIK
Allakı-Taala ullı yıl etıp, onın dembısınnen korkıp em ıymenıp, oraza ayında kayday dı bır terıslıklerden, kuna keltıretegan osal ıslerden, yamanlıktan saklanmaga, yırak turmaga kaysı bırımızge de: oraza tutkanlarımızga da em tutpaganlarımızga da uyken borışpan sanaladı. Kadıste bulay dep yazıladı: “Sıylı oraza aydın kelıvun koş korıp algan ademlerge Allakı-Taala Yennet kapısına kennen-ken yol aşadı”. Bu ay sabırlık ayı, sabırlıktın en bıyık savabı Yennet. Allakı-Taala Kadıs-ıl Kudusta aytkan: “Ar kuldın amelı ozı uşın, a orazası tek men uşın em men onı savkatlayakpan”. Kadıste bılay dep te aytılgan: “Ar bır zattın tazalıgı (zakat) bar, karkıradın tazalıgı oraza”.
Solay ok, kadıste aytılgan:”Eger ınsanlar ramazan aydın sıylılıgın anlagan bolsalar, olar sav yıl ramazan ayı bolganın suyer edıler”.
Paykambardın kadıslerının bırınşısınde bılay dep aytıladı “ Etılıngen baarı de yakşılık yade yamanlık oraza ayında 1000 kere östırıledi “.
Ayavlı yamagat! Avıl imamları man bır tılde, bır niette Allakı-Taaladın aldında bas borışlarımızdı tolı kepte toltırmaga bolamız!
Cumartesi, 04 Eylül 2010
konya nogay türkleri dernegi. ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): KONYA
Perşembe, 02 Eylül 2010
Akif kara: yazi yayin
Bir kac yazi gonderdim yayinlanmadi sebebini ogrenirsem sevinirim
Çarşamba, 01 Eylül 2010
SEYID YASAR ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): KONYA
ÂHLAK KURALLARI
Ahlak kuralları iki ayrı kategoride incelenebilir:
1.Kişisel ahlak kuralları
2.Sosyal ahlak kuralları
Kişisel ahlak,fertlerin benimsedikleri ahlak ilkelerini ifade için kullanılan bir terimdir.Kişisel ahlak,kişinin yaşadığı toplumdan çoğu kez soyutlanamaz toplumun ahlak değerleri toplum üyelerinin çoğunluğunca benimsenir.Ancak kişinin toplumunkilerden ayrı ve bazen onlarla çelişen ahlaki değerlere sahip olması da mümkündür.
Sosyal ahlak,daha çok toplum düzeyinde ve kişilerin birbirleriyle olan ilişkilerinde etkinliği görülen kurallardan oluşur.Sosyal ahlak kuralları toplumun kişilerden istediği davranış modellerini gösterir.Sosyal ahlak kurallarının ebedi ve değişmez nitelikli olduklarını savunmak zordur.Bu kurallar topluma ve zamana göre değişebilir.Aynı toplumda da bu kuralların zamanın akışı içinde farklılaşması ve değilmesi çoğu kez göze çarpar.
Ancak sınırlı sayıda da olsa insanlığın ortak değeri olan ve şimdiye kadar değişmeyen ahlak kurallarının varlığı da dikkati çekmekted
Çarşamba, 01 Eylül 2010
nogayhan batır ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): sincan/ankara
ADAM OLMAK
toplumun istediği gibi bir birey olmaktır.
-üniversitesini bitiren,
-ailesine ve büyüklerine itaatkar,yalanla kandırmayan,
-ülkeye karşı sorumluluklarını yerine getiren,
-vakti gelince aile sahibi olan,
-küçüklerine sevgili,
-yumuşak başlı,
-örf-adet-gelenek-görenek [dörtlüsüne uygun davranan insanalrın toplumca "adam" olarak görülmesi durumudur.]
tam tersi durumda;
-okulunda başarısız,
-bir baltaya sap olamamış,süfli işlerde çalışan,
-aklı 5 karış havada,ne yaptıgını bilmeyen,
-toplumu hiçe sayan,bir şeyler yazıp çizdiğini zanneden,
-büyüklerine ve küçüklerine,aykırı davranan,
-bildiklerinden şaşmayan,ben egosuna sahip,
-kendini gerçekleştirmek için kendisiyle bütünlemiş,toplumu ıskalayan,
-kendini sınırlandırmak istemeyen kişiler toplumun gözünde "adam" değildir.
Cuma, 27 Ağustos 2010
metin güver ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): konya kulu
Cuma, 27 Ağustos 2010
nogaykart ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): ankara
Salı, 24 Ağustos 2010
salim can ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): konya kulu
BÜYÜKLERE SAYGI......
Büyüklere saygılı olmak hem dinî, hem de insanî bir görevdir.
İnsanlar toplum içinde yaşamak zorundadırlar. Bu durumda olanların ise toplumda geçerli olan geleneklere uyması lazımdır. Türk Milleti’nin geleneklerinden biri de, büyüklere saygılı olmak ve küçükleri korumaktır.
Okullarda her sabah öğrencilerin yaptığı and’da görevim:
"Küçükleri korumak, büyükleri saymaktır" denilmektedir. Buna göre her Türk çocuğu ve genci küçüklerini koruyacak ve büyüklerini sayacaktır.
Kur'an-ı Kerim'de Allah'a ibadet etmekle ana-babaya itaat ve iyilik etmek aynı ayette emredilmektedir. Bir insanın kendisine en yakın olan büyüğü, kendisini besleyip büyüten ana-babasıdır ve yakın akrabalarıdır. Her müslümanın ilk görevi Allah'a ve peygambere itaat etmektir. İkinci görev de büyüklerine saygılı olmak ve hürmette kusur etmemektir.
Yaşlı insanların hayat boyu elde ettikleri tecrübeleri vardır. Bu tecrübeleriyle çocuklara ve gençlere faydalı olmak isterler. Gençlerin de bu tecrübelerden yararlanabilmeleri için büyüklerin önerilerine uymaları gerekmektedir. Sevgi ve saygı, büyüklerle küçükler arasındaki uçurumu yok eden bir ilgidir. İki grubu birleştiren bir köprüd
Salı, 24 Ağustos 2010
GIRCIMAN NOGAY ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): KONYA
DÜRÜST OLMAK
Günümüzde o kadar çok kullanıyoruz ki, ‘Dürüst Olmak.’ Peki, dürüst olanı nasıl tanımamız gerek? Bir insan ilk önce, dürüst olduğunun görüntüsünü vermesi lazım. Bunu hal ve hareketleriyle olduğu gibi, bilhassa sözleriyle pekiştirmesi gerek. Tabi ki daha çok kurallar vardır dürüst olmanın tanımını yapan.
Bir insan, başta insanlara tebessüm edebilmelidir. İnsanlara samimi yaklaştığını gösterebilmelidir. Sözlerinin ciddi olduğunu hissettirmesi ve adaletli bir şekilde yorum yapması gerekir diye düşünüyorum. Yani diğer bir tanımla, laf cambazlığı yapan biri kesinlikle dürüst olamamaktadır. Başkalarının sözünü saptırarak, insanların arasını geren kişiler, ciddilikten uzak olduğu gibi dürüst olması da mümkün değildir. Dürüst kişiler insanları sınıflandıramaz, hakir göremez ve alay edemezler. Hiç bir kimseyi eğitimsizliği konusunda aşağılayamazlar. Maalesef günümüzde insanların samimi olmayışından dolayı sırf benimde bir söz söylemem gerek diye konuşanlar, kendisinde aşağılık kompleksi olan kişiler en büyük hataları yapmaktadırlar.
Demokratik bir ülkede oy kullanmak, her reşit yaşa gelmiş insanın hakkıdır ve tüm oylar eşittir. Eğitim derecesi farklı olsa bile. Zaten okumuş ve kendini bilen insan böylesine bir ayrılığı ortaya koymaz.
Temsilde hata olmasın ama çiftçi olmasa herhalde, okumuş, zengin insanların yemek masalarında bu kadar yiyecek çeşidi olamazdı. Ne kadar yüksek tahsil yapmış olsan da, her gün televizyon ekranlarında olsan da belirli yiyecek yetiştirmede cahil olur insan. Neden? Çünkü o onun anladığı iş değildir. Her okumuş insan ille de yöneticilik yapması gerekir denemediği gibi, her güzelde manken ol
Salı, 24 Ağustos 2010
ÖNDER TOSUN: ddd
Akin Köyü sakinlerinden; Almanya'da yaşayan Şemsettin DAKAK, Hakkın Rahmetine Kavuşmuştur. Cenazesi 24.08.2010 Salı Günü Öğleden Önce Akin Köyünde Defnedilecektir. Allah Rahmet Eylesin...
Pazartesi, 23 Ağustos 2010
dogan bulut ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): konya Ilgın
DOĞAN GÖRÜNÜMLÜ ŞAHİN
Bir duruşma esnasında Hakim, sanık olan kadına yaşını sorar.
Kadın.
-Aslında 1968 doğumluyum ama nüfusta yaşımı büyük yazmışlar, der.
Hakim kızar:
-Biliyorum doğan görünümlü şahinsin ama sen yinede nüfustaki yaşını söyle.
KÖPEĞİN TORPİLİ VAR BENİM YOK
Temel kendini ısıran köpeği cezalandırmak için ayağından bir ağacın dalına asar.
Hayvanları koruma derneklerinin şikayeti üzerine hayvana kötü muameleden hakim önüne çıkarılır.
Hakim sorar.
-Bunu neden yaptın?
Temel kendin emin cevap verir.
-Bu cezayı hak etti hakim bey bunun neresi suç ki.
Hakim biraz açıklama ihtiyacı duyar.
-Bak Temel. Türkiye Büyük Millet Meclisinde milletvekilleri bunu suç olarak kabul etmişler. Bizde bunu uyguluyoruz.
Temel kızmış ve sitemkar bir eda ile söylenmiş.
-İstediğiniz cezayı verin hakim bey. Şimdi köpeğin meclisten torpili var benim yok öyle mi?
HAFIZ MIYIZ SANIK MI?
Adamın biri camiden halı çalarken yakalanmış. Hakim önüne çıkarılmış. Hakimin “bunu neden yaptın?” sorusu üzerine sanık,
-Ne alaka hakim bey! ben camide dua okuyordum, demiş.
Hakim, adamın pek ibadet ve dua ile işinin olmadığını anlayıp sormuş.
-Bir dua oku bakayım?
Adam “bismillah” demiş hakim “olmaz.” demiş. Adam “Allahuekber” demiş hakim yine “olmaz.” demiş.
Arkasından “Atın bu adamı içeri” demiş.
Adamı görevliler götürürken adam bağırmış.
-Ne biçim iş bu. Burada hafız mıyız, sanık mıyız belli değil.
BİLDİĞİN BÜTÜN DUALARI OKU
Bir hakim arkadaşım anlatmıştı.
Bir kış günü evinden adliyeye arabasıyla gelirken otostop yapan genç birini arabasına almış. Siyah giysili uzun saç
Cuma, 20 Ağustos 2010
Bosnag ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): Ruzie
Duniyada butun OZ NOGAYLARIMA,turk ve tatar,musulman milletine HAYIRLI RAMAZANLAR .Dunyada baris hos goru ,durustluk,kardeslik Allah milletimize gostersin yarrabim,Ne zaman bizde Romanyada oldugu Nogay milleti Dernek kuracaz ? Nogaylarin sayisi hic fena degil korku sudur bu UDTTMR deniulen birlikten kopmamiz lazim cunku Nogaylara az yer ayirilmaktadir ve devamli bu birlikte birbirimizi isiriyoruz Hukumet senede azinlik olorak bu UDDTMR Costence 60 mil euro verior Agaba hic bir nogay goruyormudur ? Bence biz kendi drnegimizi kursak daha iyi olmazmi? Nasi prosedur bilmiyorum amma cok cesaretli bir yapiya sahibim benim gibi cook nogay var saygi ve selamlar
Salı, 17 Ağustos 2010
Necdet Özen: Dıgay
DIGAY
Kas kararıp keşe bolmaga cuvuk bolsada akşam ötmeğindin sıprası köterilmiy ortada turu edi.Börsöyün tördeki şiltege cantayıp catkan sandıraklapyatır edi.Onu körgen üyken kızı anasına aylanıp:
-Avalar cılınganga bolayık Kencebatır kündüz vaktı oynalgan oyunlardı keşede pitirmiy keliyiktuvul,atam kırdan arıp keldi karasan uyklayık boladı.Sıprada ortalıkta onu bekliymiz,kelse kelir kelmesede özümüz oturup cesek bolmazmı dep sıbırdap ayttı.Ekevi Börsöyündün yukusun bölmiy sıbırdasıpyatkanda ötmeklerin ertenden cep kıdırmaga şıkkan Şeyde bikedin
-Üydesinizmi dep bakırıp azbardın kişkene kapısından kirip kelgenin kördüler.Ceteğinde kişkene torunu Akbuvra’man askanaga kirdi, ortada sıpradın turganın körüp askanadın tögeregine karadı üy kaklından Canay’dın bolmaganın körüp :
-Akşam ötmeğinizdi cemiy Canay’dı beklepkoyusunuz.Biz ötmek cep mına tor
Pazar, 15 Ağustos 2010
hamza dogan ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): selçuklu
Resûl-u Ekrem (S.A.V.), birgün otururlarken huzuruna Cebrail (A.S.) gelerek şöyle dedi: «Ey Allah'ın Resûlü. Allah-u Teala'nın sana selamı var. Bu duayı ümemtine bir hediye olarak verdi. Bunu okuyan bir mü'minin günahı, Arş ve Kürsi ağırlığınca olsa; Allah-u Teala, onun günahını affeder. Şâyet borcu varsa, borcunu ödemeye muvaffak kılar. Bu dua, ölen bir mü'min kulun üzerine okunursa; Allah-u Teala, onun üzerine yüz bin rahmet indirir. Melekler tarafından o kimseye nûrdan tabaklar getirilir. Ona şöyle derler: «Sen hiç korkma; biz, sana müjde vermeye geldik. Kıyamete kadar sana arkadaşlık yapacağız.» Kim bu duayı Ramazan'ın başında, ortasında, sonunda veya son Cuma gecesinde her ne niyet ve dilek için okursa, Allah-u Teala, onun dilek ve niyetini gerçekleştirir.»
Cuma, 13 Ağustos 2010
NOGAY CAS ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): KULU/KONYA
NEDEN HAYIR DİYECEGİMMM.
,
Milletimizin önceliklerine ve taleplerine cevap vermediği ve dışarıdan sipariş edildiği için;
Olgunlaşırken katkısının sorulmadığı ve başkası tarafından dayatılmış kararlara katılmayacağı için;
Toplumun huzursuz, devletin gergin, anayasal kurumların kavgalı olduğu bu süreçte sağlıklı sonuç alınmayacağı için;
Milletimizin yeni kutuplaşmaların içine girmesine engel olmak ve mevcutların derinleşmesini önlemek için;
Sekiz yıla yaklaşan icraatlarıyla şaibeli ilişkiler ve istismarın odağı olmuş, karanlık işbirliklerinde çare aramış bir zihniyet zorladığı için;
Demokratik yöntemlerle olgunlaşmamış, farklı seslere kulak vermemiş mihraklarca tek taraflı hazırlandığı için;
Toplumsal kırılganlığı ve farklılaşmayı daha da artıracağı için;
DİGER SİYASİ Partilerin uyarı ve önerilerine kulaklarını kapatmış bir zihniyet hazırladığı için;
İKTİDAR PARTİLİ OLMAYAN DİGER SİYASİ PARTİ VE BÜROKRATLARA ,çalışanlar farklı muamele , iftira, gıybet ve hakaretlerle aşağılayan bir anlayışın dayatması olduğu için;
Tamamen tükenmiş, başarısız, kabiliyetini kaybetmiş, iflasına gerekçe arayan hükümetin bahanesi olduğu için;
Ülkemizi ve milletimizi bölünmeye doğru götüreceği anlaşılan hazmettirme sürecinin ilk adımı olduğu için;
Teröristle kucaklaşan ve milleti bölmek isteyen bir zihniyetin önünü açmamak, milletin kardeşliğini ısrarla sürdürmek için;
Perşembe, 12 Ağustos 2010
SELİM ATEŞ ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): KULU/KONYA
RAMAZAN'IN HIKMETLERI
Icinde Kur'an-i Kerim'in insanliga indirildigi kutsal Kadir Gecesi olan uc aylarin sonuncusu Ramazan Allah katindan "kul" olan insana sunulmus bir lutuftur.
Orucun farz oldugu Ramazan gunleri ibadet ve dualarin husu icinde gerceklestirildigi bir aydir.
Yil icinde evlerimizde kildigimiz namazlarimiz Ramazan ayinda Teravih namazlariyla; sadakalarimiz yine bu ayda beden ve ruh sagligimiz icin duydugumuz sukranin bedeli olan zekatlarimizla ve ayrica Allah rizasi icin yaptigimiz parasal yardimlarin fitrelerle yer degistirmesiyle Ramazan ayi toplumsal bir boyut kazanir.
Kur'an-i Kerim'de sozu edilen tek ay olan Ramazan bu ozelligi ile de Islam dininin ornek bir karakteristigidir.
Bakara Suresi'nin 183-187. ayetlerinde cercevesi cizilmis olan orucun anlatilmasi sirasinda "yakaris ve cagirislari duymada hicbir araciya ve alete gerek birakmayan", "cok yakinda olan" anlamlarindaki Allah'in 99 isminden biri olan K a r i b' in Ramazan'dan soz edilen ayetler icinde yer almasi ayrica dikkat cekicidir.
Adeta Allah ve insan yakinlasmasinin en anlamli zamanlarindan biri olan Ramazan ayinda, yakarislarimizin ve ibadetlerimizin dikkate alinacagi Karib ismiyle de vurgulanmistir.
O halde, gelin hep birlikte En Buyuk Dost'a ulasma yolunda ibadetlerimizi artiralim; iyilik yapalim, oksuz besleyelim, yoksula yardim edelim yalniz bir ay icin degil her zaman iyi insan ve iyi musluman olmayi kendimizde birlestirelim.
Bu ay suresince hazirlayacagimiz sohbetlerimizde bulusmak umidiyle Hayirli Ramazanlar ve Mutlu Yillar!
H a n d a n
Perşembe, 12 Ağustos 2010
Haberler
